ZAYIF NOKTALARIMIZIN NEDENLERİ

 

Detaylara girmeden zayıf noktalarımızı önem derecelerine göre kabaca özetleyecek olursak şunları görürürüz;

Sorun 1: Firma hafızamız yoktur. Merkezde ve tüm şantiyelerimizde çalışanlarımızın hemen hemen tümü, görev alanları ile ilgili veriyi “EXCEL” dosyalarında tutmaktadır. Bilgi ve veri paylaşımı sağlanamamakta, firmada yürütülen görevler kişisel beceri ve tecrübeye dayanmaktadır. Firmanın sahip olması gereken kurumsal kültür ve yapı oluşturulamamakta, firmaya katılan veya firmadan ayrılan her personel firmada farklı alışkanlıklara sebep olmaktadır.

Sorun 2: Ölçme ve Değerlendirme aracımız olması gereken “Master Plan” hazırlama, yani işin ilk hareket planını oluşturma, bunu yazılı bir doküman haline getirme ve takip etme alışkanlığımız yoktur. Veri yönetim ve değerlendirme (ERP) araçlarımız olmadığından, işin ilerleyen safhalarında kendimizi bu ilk hareket planına göre ölçme ve değerlendirme ve bunun sonuçlarına göre “Teşhis ve Tedavi” planlarını yapma, projenin projeksiyonu görebilme şansımızda yoktur. Sonucu anladığımızda yapacak bir şey kalmamıştır.

 

Sorun 3: Planlama – İş Programı yapma alışkanlığımız “SIFIR” noktalarındadır. Şartnameler gereği olarak Şantiyelerimizde Planlama görevlileri bulundururuz. İş Programı nedir? Niçin yapılmalıdır, bize neler sağlar? Nasıl takip edilir? Nasıl Güncellenir? Ne iş’e yarar? Bunlar bilinmez ve bu işlem yalnızca sözleşmelerde varsa, sözleşme gereği verilen bir “Çubuk Diyagramı” olarak algılanır. Planlama ve iş programına uygun çalışma konusu çok büyük önemine rağmen, müteahhitlik sektörümüzün en zayıf noktasıdır.

 

Sorun 4: Merkez’in herhangi bir şantiyelerini tüm detayı ile takip etmeleri mümkün değildir. Online iletişim ve denetim aracı olan “ERP – İnşaat yönetim” veya Planlama araçlarını bilmez veya ciddiye almazlar. Oraya gönderdikleri Proje Müdürüne ve kadronun becerisine teslim olmuş durumdadırlar. Sonuç tamamen şansa kalmıştır. Ne yazık ki elinde Excel tablolarından başka veri olmayan şantiyelerdeki yönetim kadrosu da projeyi tüm detayı ile göremediklerinden, planlama – ölçme ve değerlendirme – maliyet muhasebesi - bütçe – nakit akış – doğru zamanlamaya bağlı lojistik konularında başarılı olamamaktadırlar. İnşaatlardaki Teknik Ofis çalışmalarını değil sahadaki fiziki ilerleme çalışmalarını ön plana alırlar.


Sorun 5: Bütçe – Nakit akış – Maliyet Muhasebesi kontrol ve denetimleri için hiçbir sistem ve araç bulunmaz. Günlük kasa defterinden inşaatı kontrol etmeyi yeterli bulurlar. Zaman zaman merkezden istenen maliyet raporları veya işin projeksiyonuna ait raporlar, iyi Excel kullanan genç bir mühendis tarafından grafik hale getirilir ve merkeze gönderilir. Bu raporlar gerçek verileri değil yalnızca gösterilmek isteneni ihtiva eder. Çünkü Veri Yönetimini sağlayacak Excel dışında bir program yoktur.


Sorun 6: Doğru Teklif oluşturmakta zorlanırız. Çünkü Firma hafızası diyebileceğimiz bir veri bankamız yoktur. Geçmiş projelerimizdeki ölçme ve değerlendirmeleri yapmamış olduğumuzdan, her teklif bizim için “Amerika’nın yeniden keşfi” gibidir. Excel de hazırladığımız bu Teklif dosyalarımızı genel tecrübemiz kapsamında değerlendirir, o birimde çalışanların kişisel beceri ve çalışmalarına güveniriz.

Sorun 7: İş’i tarifleyen Sözleşmelerden ziyade kişisel ilişkilerimize güveniriz. 2490 ve 2886 sayılı İhale kanunlarımızdan kalma, bize özel alışkanlıklar ile “sorun olursa çözeriz” diye düşünürüz. Şartname ve sözleşmeleri bir bağlayıcı değil, pratik zekamız ile üstünlük sağlayacağımız, delebileceğimiz anlamsız kurallar dizesi olarak algılarız.